Etiket - bağırsak kanseri

Ostonomi:Kolostomi ve İleostomi İşlemleri

Ostonomi Nedir? Ostomi, lümene sahip bir organın cilde ağızlaştırılması amacıyla yapılan cerrahi işlemlerin genel adıdır. Kolostomi kalın barsağın, ileostomi ince barsağın karın duvarına ağızlaştırılmasına verilen isimdir. Kolostomi ve ileostominin ortak amacı geçici veya kalıcı bir süre için barsak içeriğinin karın duvarından boşalmasını sağlamaktır. Ostomiler, kalıcı (hayat boyu) veya geçici (bir süre için) olabilir. Kalıcı Ostomiler genellikle anüse çok yakın rektum kanserlerinde gerekebilir. Ayrıca ülseratif kolit, familial adenomatöz poliposis ( FAP) v.b hastalıklarda da bazen gerekebilir. Geçici ostomiler ise, bir kolon ameliyatını/anastomozunu korumak için birkaç ay süresince kullanılıp, daha sonra tekrar ameliyatla kapatılır. Kolostomi veya ileostomi yapılması gereken zamanda hastalarda üzüntü ve endişe artmaktadır. Çünkü bu tip işlemler hastanın yaşantısını etkilemektedir. Bu zamana kadar gizli bir şekilde devam ettirilen bazı fonksiyonların belirgin hale gelmesi, hastanın mahremiyetinin ortadan kalkması, sosyal hayata geçmekte zorlanma, cinsel yaşamda sorunlar yaşanması gibi endişelerle birlikte hastayı değişik bir yaşamla karşı karşıya getirmektedir. Öncelikle hastaya bu işlemin hayat kurtarmak veya hayatının daha rahat olması için yapıldığı anlatılmalıdır. Kalıcı Kolostomi Sebepleri 1- Anüsün çıkartılması gereken hastalıklar 2- Kolonun son kısmı ve anüsün birlikte çıkartılması gereken hastalıklar 3- Anüs kas yapısının görevini yapamadığı hastalıklar Geçici Kolostomi Sebepleri 1- Kolon( Kalın barsak) tıkanmaları 2- Barsak yaralanmaları 3- Barsak delinmesi 4- Konjenital (Doğumsal) barsak anormallikleri 5- Barsaklarda yapılan ameliyatın iyileşmesini sağlamak 6- Anüs hastalıkları ve yaralanmaları Geçici kolostomi yapılan işlemin tipine göre belirli bir süre sonra kapatılır. Tekrar hasta eskisi gibi anüsten dışkılama yapar. Kolostominin Yeri Kolostomi yeri seçiminde hastalığın tipi kadar hastanın vücut yapısı da etkilidir. Göbek hattının birkaç santimetre altında ve sağda veya solda olabilir. Kolostomi Özellikleri Kolostomi ağzı barsak kırmızı-pembe ise sağlıklı görünümdedir. Başlangıçta hafif kanama olabilir, önceleri ödemli olan barsak, zamanla karın cildi düzeyine kadar iner ve küçülür. Barsağın içine dokunma ile ağrı duyulmaz çünkü barsak yüzeyinde ağrı duyusu yoktur. Ameliyattan sonra genellikle 2. veya 3. günlerde kolostomi çalışmaya başlar. Torbaya önce gaz gelir. Ardından dışkı gelişi başlayacaktır. Bu gelişmeler her şeyin normal olduğunu gösterir. Bundan sonra yapılması gereken, dolan torbanın değiştirilerek yerine temiz bir torbanın konmasından ibarettir. Kolostomi işlemi sonrası veya daha ileri dönemlerde bazı sorunlar çıkabilir. Erken Sorunlar:
  • Barsakda kanama
  • Cilt kenarından ayrılma
  • Barsağın karın içine kaçması
  • Barsak ile cilt arasında abse gelişimi
  • Kolostominin çalışmaması
  • Etraf cilt yüzeyinde tahriş
Geç Sorunlar
  • Kolostomi kenarından fıtık gelişmesi
  • Barsağın dışarıya sarkması
  • Etraf cilt yüzeyinde tahriş
Tıkanma Erken dönemde görülen sorunlar genellikle hastanede olduğundan bunlar yerinde müdahaleyle çözümlenir. Deri tahrişleri değişik pomat ve uygulamalarla düzeltilir. Fıtık gelişmesi, barsağın dışarıya sarkması belirli bir seviyeye kadar takip edilebilir. Eğer ilerlerse cerrahi işlemi gerektirir. Tıkanma nadiren kolostominin kendisinde bir sorun olmadan, beslenme ile ilgili olabilir ve bunlar lavmanlar ile çözülebilir. Ancak, çoğu tıkanma durumunda sebebin teknik hata olabileceği ve bunun da yeni bir cerrahi müdahale gerektireceği unutulmamalıdır. Prof. Dr. Fatih AĞALAR Genel Cerrahi Uzmanı

Kolon (Kalın Bağırsak) Kanseri Tanısı

Belirtiler ve bulgulara göre tanıdan şüphe edilmelidir. Rutin fizik inceleme sonrası rektal muayene (makattan parmakla muayene) yapılması şarttır. Özellikle rektumdaki kanserlerin erken tanısında bu muayene çok önemlidir. Kolon kanserlerinin % 55-60’ı rektosigmoid denilen barsağın son 50 cm’lik kısmında yer alır. Bunların da yaklaşık %40’ı parmakla muayene mesafesindedir. Muayenede yapılması gerekli bir işlem de rektoskop denilen ışıklı aletlerle muayenedir. Bunlar sert yapıda muayene aletleridir ve türüne göre barsakların son 25-30 cm’lik kısmını görebilirler. Kolonoskop denilen daha uzun esnek aletlerle kalın barsağın tamamı incelenebilir. Ayrıca bu aletlerle şüphe edilen yerlerde biyopsi alınabilir. İlaçlı filmler (baryumlu kolon grafisi) çekilebilir. Bazen bu tetkiklerin ikisi birden birlikte yapılabilir. Kalın barsağın ayrı yerlerinde aynı anda biren fazla tümör görülebilir bu nedenle bu tetkikler önemlidir. Hastalığın yayılımını görmek için de akciğer filmi, ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi, PET-CT ve bazı kan tetkikleri yapılabilir. Prof. Dr. Fatih AĞALAR Genel Cerrahi Uzmanı

Kolon (Kalın Bağırsak) Kanseri

Kolon ve İşlevi Kolon, sindirim sisteminin yaklaşık 1.5 m’lik son kısmıdır. Kör barsak denen yerden başlar, karın içinde sağ taraftan sol tarafa geçer ve anüste sonlanır. Görevi ince barsaktan gelen, sindirim işlemi büyük oranda tamamlanmış gıda artıklarının içindeki suyu emmek, dışkı oluşumunu ve bu dışkının vücuttan atılmasını sağlamaktır. Kolon Kanserinde Risk Faktörleri ve Sebepleri Kolon kanserleri sindirim sisteminin en sık rastlanan tümörleridir. Ülkemizde batı toplumlarına göre görülme sıklığı biraz daha azdır. Daha çok ileri yaşlarda görülür. Elli yaştan sonra görülme sıklığı artar. Ancak daha genç yaşlarda da (40 yaş altı) görülme sıklığı artmaktadır. Cinsiyet açısından önemli fark yoktur. Kolon kanserleri genetik ve çevre etkenlerinin barsak iç yüzünü örten hücreleri etkilemesi sonucu oluşur. Kolon kanserlerinin % 5-10’u ailesel eğilimi olan kişilerde görülür. Kolon kanseri oluşturan bazı ailesel hastalıklar mevcuttur. Diyetteki et, yağ, safra asitleri ve kolesterol kolon kanseri oluşumunda önemlidir. Diyetteki fazla et ve yağ barsak içinde yaşayan bakterileri etkiler bu da kanser gelişimine yol açar. Yüksek kalorili diyet, batı tipi beslenme alışkanlıkları (fast food), bol et ve yağın kanser gelişiminde etkili olduğu düşünülmekte. Taze sebze ve meyvadan zengin, bol lifli diyetle kanser arasında ters ilişki vardır. Kanserler vücudun bağışıklık sisteminden kaçabilen tek bir hücrenin kontrolsüz gelişimi ile oluşur. Bir hücreden bulgu verecek kanser oluşumu yıllar sürebilir. Kanserler belli boyutlara ulaştıktan sonra lenf sistemi, kan ya da komşuluk yolu ile yayılır ve sonuçta ölüme yol açarlar. Bu süreçte kanserlerin çeşidine ve tipine göre yıllarca sürebilir. Prof. Dr. Fatih AĞALAR Genel Cerrahi Uzmanı  
WhatsApp'dan sorun!