Karaciğer Kanseri

Karaciğerin en çok görülen primer kanseri hepatosellüler karsinom olup, en sık görülen malign tümörlerden biridir. Hepatit B ve hepatit C ile ilişkili olarak Asya ve Afrika’da insidans artmıştır. Ayrıca, başta siroz olmak üzere aflatoxine maruz kalmak, metabolik hastalıklar, nitritler, hidrokarbonlar ve organik çözücüler de etyolojide hızlandırıcı etmenlerdir. Sirotik karaciğeri olan hastalarda kanser genellikle 50-60 yaşlarda ortaya çıkmaktadır.

Çoğu hastada semptomlar kanserin ileri derecede büyümesi ile ortaya çıktığından, tanı da geç konmaktadır. Semptomlar üst karın ağrısı, abdominal kitle, kilo kaybı, ascites, iştahsızlık ve portal hipertansiyon bulgularıdır. Büyük safra yollarına bası ile tıkanma sarılığı bulguları ve hipoglisemi, hiperkalsemi, hipertrofik pulmoner osteoartropati gibi paraneoplastik bulgular olabilir.

Hastaların çoğunda Alfa fötoprotein seviyeleri yükselmiştir. Tanıda USG, CT, MR ve anjiografi kullanılır.

Halen en iyi tedavisi, eğer mümkün ise, tam cerrahi rezeksiyondur. Ancak çoğu hasta tanı konduğu anda tam cerrahi rezeksiyon şansını kaybetmiştir. Uygun vakalarda hem postoperatif nüksü hem de postoperatif karaciğer yetmezliğini azaltmak için karaciğer transplantasyonu uygulanabilir. Bunun yanında kanser hücrelerini hasara uğratacak kriocerrahi, radyofrekans ablasyon, perkütan alkol enjeksiyonu gibi metotlar da vardır. Tam cerrahi rezeksiyonu mümkün olmayan vakalarda anjiografi ile karaciğer kanserinin bulunduğu karaciğer kısmının damarının tıkanarak kanserli dokunun kan akımının durdurulması işlemi uygulanabilir.

Prof. Dr. Fatih AĞALAR
Genel Cerrahi Uzmanı

Bu gönderiyi paylaş

WhatsApp'dan sorun!